Çocuklarda Tip 2 diyabet, insülin direnci sonucu gelişen, genellikle obeziteyle ilişkili, yaşam tarzı değişikliğiyle kontrol edilebilen bir hastalıktır.

Muayenehanemde ailelerden en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Ama hocam, çocuğumun hiçbir şikayçeti yoktu.” Tip 2 diyabetin çocuklardaki en sinsi yönü tam da bu. Çoğu zaman ateş yok, ağrı yok, alarm veren bir belirti yok. Sadece boyunda fark edilmeyen koyu bir leke, biraz fazla kilo ve rutin bir kan tahlilinde yüksek çıkan bir değer var.
Bir çocuk endokrinoloji uzmanı olarak bu yazıyı şu yüzden yazıyorum: Çocuklarda tip 2 diyabet erişkindekinin küçük bir kopyası değil. Daha hızlı ilerliyor, daha erken komplikasyon yapıyor. Ama iyi haber de şu: Erken fark edildiğinde ve aile sürece dahil olduğunda gidişatı değiştirmek mümkün. Prediyabet aşamasında yakalandığında ise çoğu zaman hastalığın kapıdan girmesi engellenebiliyor.
Aşağıda, güncel uluslararası kılavuzlar ve büyük çalışmalar ışığında, ailelerin bilmesini istediğim her şeyi bir araya getirdim.
Tip 2 diyabet, vücudun insüline yeterince yanıt verememesi (insülin direnci) ve pankreastaki beta hücrelerinin bu direnci karşılayacak kadar insülin üretememesiyle gelişen kronik bir hastalıktır. Yani tek başına insülin direnci diyabet demek değildir. Diyabet, pankreas bu yükü taşıyamaz hale geldiğinde ortaya çıkar.
Tip 1 diyabetten farkı şudur: Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi beta hücrelerini yok eder ve insülin neredeyse hiç üretilmez. Tip 2 diyabette ise başlangıçta insülin vardır, hatta çoğu zaman normalden fazladır; sorun, bu insülinin işe yaramamasıdır.
Peki çocukta neden daha ciddiye almalıyız? Bu sorunun cevabını ABD’de yürütülen ve ergenlikte tip 2 diyabet tanısı alan gençleri yıllarca izleyen TODAY çalışması verdi:
Bu tablo beni korkutmak için değil, harekete geçirmek için anlatıyorum. Çünkü aynı veriler, erken ve sıkı takibin bu gidişatı değiştirmenin en güçlü yolu olduğunu da gösteriyor.
Birkaç on yıl öncesine kadar “erişkin diyabeti” olarak bilinen bu hastalık, bugün çocuk endokrinoloji polikliniklerinin düzenli konuklarından biri. Bunun arkasındaki ana neden, çocukluk çağı obezitesindeki artış. Ancak tek neden bu değil; tip 2 diyabet genlerle yaşam tarzının buluştuğu noktada ortaya çıkıyor.
Riski artıran başlıca faktörler:
Tip 2 diyabetli çocukların önemli bir kısmı tanı anında hiçbir şikayet tanımlamaz. Tanı çoğunlukla başka bir nedenle yapılan tahlillerde ya da risk temelli taramada konur. Bu yüzden “belirti yoksa diyabet de yoktur” düşüncesi yanıltıcıdır.
Ailelerin gözden kaçırmaması gereken ipucu: Akantozis nigrikans. Boyun arkasında, koltuk altlarında, kasıklarda ya da parmak eklemlerinde görülen kadifemsi, koyu renkli lekelerdir. Aileler bunu sıklıkla kir sanar ve ovarak temizlemeye çalışır. Oysa bu lekeler insülin direncinin deriye yansımasıdır ve mutlaka değerlendirilmelidir.
Kan şekeri belirgin yükseldiğinde görülebilecek belirtiler:
Acil durum uyarısı: Tip 2 diyabet “yavaş hastalık” olarak bilinse de, gençlerin bir kısmı tanı anında diyabetik ketoasidoz ya da aşırı yüksek şeker tablosuyla başvurabilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, hızlı ve derin solunum, ağızda meyvemsi koku ya da bilinç bulanıklığı varsa vakit kaybetmeden acile başvurmalısınız.
Belirti beklemek yerine riskli çocuğu erken taramak, bu hastalıkla mücadelenin en etkili adımıdır. Amerikan Diyabet Derneği’nin (ADA) güncel kılavuzuna göre şu üç koşul birlikte varsa tarama yapılmalıdır:
Tarama sonucu normalse, test genellikle en az 3 yılda bir tekrarlanır. Kilo artışı devam ediyorsa ya da risk profili ağırlaşıyorsa bu aralığı kısaltır, yılda bir kontrol ederim. 10 yaşından küçük ama çok sayıda risk faktörü taşıyan çocuklarda da taramayı daha erken düşünmek gerekebilir.
Tanıda üç temel test kullanırız: açlık kan şekeri, oral glukoz tolerans testi (OGTT, şekerli sıvı içirildikten 2 saat sonra ölçüm) ve son 2-3 ayın şeker ortalamasını yansıtan HbA1c. Arada kalan değerler “prediyabet” olarak adlandırılır ve asıl müdahale fırsatı bu dönemdir.
Test | Normal | Prediyabet | Diyabet |
|---|---|---|---|
Açlık kan şekeri (mg/dL) | 100’ün altı | 100–125 | 126 ve üzeri |
OGTT 2. saat (mg/dL) | 140’ın altı | 140–199 | 200 ve üzeri |
HbA1c (%) | 5,7’nin altı | 5,7–6,4 | 6,5 ve üzeri |
Ayrıca klasik belirtileri (çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı) olan bir çocukta herhangi bir saatte ölçülen kan şekerinin 200 mg/dL ve üzerinde olması da tanı koydurur. Belirti yoksa, tanıyı kesinleştirmek için anormal sonucun ikinci bir testle doğrulanması gerekir.
Tanı koymak kadar, doğru tipi belirlemek de önemlidir. Obez bir gencin diyabeti her zaman tip 2 değildir. Obezitenin toplumda bu kadar yaygınlaştığı günümüzde, fazla kilolu bir çocukta da tip 1 diyabet gelişebilir. Bu yüzden tip 2 diyabet düşündüğüm her çocukta pankreasa karşı oluşan otoantikorları mutlaka kontrol ederim. Antikor pozitifliği tedavi planını tamamen değiştirir. Ailede kuşaklar boyu erken yaşta diyabet varsa, MODY adı verilen genetik diyabet tiplerini de ayırmak gerekir; bu formların bazıları insülin gerektirmeden çok farklı ilaçlarla tedavi edilebilir.
Tedavide hedefimiz yalnızca kan şekerini düşürmek değil; beta hücrelerini korumak, eşlik eden sorunları önlemek ve çocuğun sağlıklı bir erişkinliğe ulaşmasını sağlamak. Çoğu çocukta HbA1c’yi %7’nin altında tutmayı hedefleriz; düşük şeker riski olmadan başarılabiliyorsa daha düşük bir hedef de koyabiliriz.
Yaşam tarzı değişikliği tedavinin “ilk basamağı” değil, her basamağın zeminidir. İlaç başlasak da bu zemin olmadan kalıcı başarı mümkün olmuyor. Deneyimim şunu gösteriyor: Sadece çocuğa diyet verildiğinde başarı şansı düşüktür; evin mutfağı değiştiğinde sonuçlar da değişir.
10 yaş ve üzerindeki çocuklarda en sık kullandığımız, uzun yıllardır güvenle kullanılan ilaçtır. Karaciğerin şeker üretimini azaltır ve insülin duyarlılığını artırır. Başlangıçta karın ağrısı ya da ishal yapabilir; dozu yavaş artırmak ve yemekle almak bu şikayetleri büyük ölçüde azaltır. HbA1c değeri %8,5’in altındaysa ve keton yoksa, tedaviye genellikle yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte metforminle başlarız.
Tanı anında keton yüksekliği ya da ketoasidoz varsa, HbA1c %8,5 ve üzerindeyse ya da diyabet tipi henüz netleşmediyse insülin başlarız. Pek çok çocukta bu geçicidir: şeker kontrol altına alınıp tip 2 diyabet tanısı kesinleştiğinde insülin dozu azaltılabilir, hatta kesilebilir. Ailelere şunu söylemek isterim: İnsülin başlanması bir yenilgi değil; yorulan pankreası dinlendirmenin en etkili yoludur.
Metformin yeterli olmadığında artık elimizde çocuklarda etkinliği ve güvenliği çalışılmış yeni seçenekler var:
Bu ilaçlar uluslararası alanda 10 yaş ve üzeri tip 2 diyabetli çocuklarda onay almıştır. Ancak ülkemizde ruhsat ve geri ödeme koşulları ilaçtan ilaça farklılık gösterebilir. Hangisinin çocuğunuz için uygun olduğuna, bütün tabloyu değerlendirerek birlikte karar veririz. Erişkinde kullanılan her diyabet ilacı çocuk için uygun değildir; bu yüzden kendi başınıza ilaç başlamamanızı önemle rica ederim.
Vücut kitle indeksi 35 kg/m² ve üzerinde olan, diğer tedavilere rağmen hedefe ulaşamayan seçilmiş ergenlerde, deneyimli merkezlerde metabolik cerrahi de bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Tip 2 diyabet nadiren yalnız gelir. Tanı anında bile birçok çocukta yüksek tansiyon, kan yağlarında bozukluk, yağlı karaciğer ya da idrarda protein kaçağı saptayabiliyoruz. Bu yüzden takip, baştan sona bir kontrol listesiyle ilerler. Genellikle 3 ayda bir görüşürüz.
Ne kontrol ediyoruz? | Ne sıklıkla? | Neden önemli? |
|---|---|---|
HbA1c | 3 ayda bir | Tedavinin işe yarayıp yaramadığını gösterir |
Evde parmak ucu şeker ölçümü | Doktorun belirlediği sıklıkta | Günlük yaşamın şekere etkisini görürüz; insülin kullananlarda daha sık gerekir |
Boy, kilo, tansiyon | Her vizitte | Yüksek tansiyon tip 2 diyabetli gençlerde sıktır |
Kan yağları (lipid profili) | Tanıda (şeker düzelince),sonra yılda bir | Kalp-damar riskini erken yakalamak için |
Karaciğer enzimleri | Tanıda ve yılda bir | Yağlı karaciğer bu çocuklarda çok sıktır |
İdrarda albumin | Tanıda ve yılda bir | Böbrek hasarının ilk işareti |
Göz dibi muayenesi | Tanıda ve yılda bir | Retinopatiyi erken saptamak için |
Ruhsal durum, uyku, yeme davranışı | Tanıda ve düzenli aralıklarla | Depresyon, uyku apnesi ve tıkanırcasına yeme sık eşlik eder |
Adet düzeni, sivilce, tüylenme (kızlarda) | Düzenli olarak | Polikistik over sendromunu yakalamak için |
Son satırı özellikle önemsiyorum. Kilo ve diyabetle yaşayan gençler sıklıkla damgalanma, akran zorbalığı ve özgüven sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Ruhsal destek, tedavinin lüksü değil, parçasıdır.
Genç kızlar ve aileleri için bir not daha: Kan şekeri kontrolsüz bir gebelik hem anne hem bebek için ciddi risk taşır. Bu yüzden ergenlikte üreme sağlığı konusunda da açık ve bilgilendirici bir dil kullanırım. Genç 18 yaşına yaklaştığında ise erişkin endokrinolojiye geçişi kopukluk olmadan planlamak gerekir.
Tip 2 diyabet, önlenebilir kronik hastalıkların başında gelir. Önleme de muayenehanede değil, evde, okulda ve sofrada başlar.
Çocuğunuzun kilosuyla ilgili konuşurken de dilinize dikkat edin. “Kilolusun, şişmansın” yerine “Hep birlikte daha sağlıklı olacağız” demek, hem motivasyonu hem de çocuğun beden algısını korur.
Çocuklarda ve ergenlerde diyabetin tanı ve tedavisi çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir: Büyüme, ergenlik, okul hayatı ve aile dinamikleri tedavinin her adımını etkiler. En iyi sonuç, çocuk endokrinoloğu, diyabet hemşiresi, diyetisyen ve gerektiğinde psikoloğun birlikte çalıştığı bir ekiple alınır.
Şu durumlarda bir çocuk endokrinoloji uzmanıyla görüşmenizi öneririm:
Son söz olarak şunu bilmenizi isterim: Tip 2 diyabet tanısı bir son değil, bir uyarıdır. Bu uyarıyı erken duyan, aile olarak birlikte harekete geçen ve düzenli takibi aksatmayan çocukların geleceği bambaşka yazılabiliyor. Bu yolda sizinle birlikte yürümekten mutluluk duyarım.
Uzm. Dr. Özgecan Demirbaş, Çocuk Endokrinoloji Uzmanı
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve bireysel tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz.
- Çocuklarla olan iletişimi ile mükemmel
- Her şeyi ayrıntılı bir şekilde açıkladı!
- İyi ki hayatımızdasınız!
Tüm YorumlarEtiği, bilgisi, kişiliği, çocuklarla olan iletişimi ile mükemmel bir hekim. Gözünüz kapalı tercih edebilirsiniz. {...}
03.08.2023Doktorumuz Özgecan Demirbaş çok ilgili ve güler yüzlüydü. Herşeyi ayrıntılı bir şekilde açıkladı. Kendisine çok teşekkür ederiz.{...}
03.08.2023Hocamla yeni tanışma fırsatımız oldu, kendisi çok ilgili bir doktor ve ne zaman istesek ulaşabiliyoruz. Ayrıca, çocuklarla iletişimi çok güzel, kızımız severek gidiyor. Hocamızı internetten araştırarak gitmiştik. Çocuk doktor{...}
18.05.2022